ÇORBAYA DAİR

ÇORBANIN KEŞFİ

Bu yöntemin kolay olmayacağı kesindir. İnsanoğlu, taşları oymuş ve zamanla toprak pişirme tekniğini bularak ateşe dayanıklı pişirme kaplarını icat etmiş ve mutfakta büyük bir devrim yaratmıştır. Çorba, insanlık tarihi kadar eski değildir fakat insanlık tarihini çorbadan önce ve çorbadan sonra olarak iki bölümde incelemek çok ilginç olacaktır. Aslında çorbanın ilk atası, yukarıda ima edildiği üzere insanların hayatta kalabilme çabalarından dolayı keşfedildi. Ancak bu zorunlu keşif, pişirdikleri yiyeceklerin dayanılmaz lezzetlerini tattırdı insana.

Çünkü ilk kez yavaş ve uzun sürede pişen yiyeceklerin içinde bulunan mineraller, suda çözülen aromalar ve proteinler, daha önce insanların hiç şahit olmadıkları derecede iştah açan kokular saçtı ortaya. Geçmişte ana yemek olarak tüketilen çorba, menülerin ilk yemekleri olarak sunuluyor artık. Amaç; iştahı açmak, sindirim sistemini uyararak daha sonra tüketilecek yemeklerin sindirimini kolaylaştırmak.

HEM KRAL HEM FAKİR SOFRASINDA

Çorba, besin değeri yüksek, dolgun, hazmı kolay, lezzetli ve iştah açan bir yemektir. Toplumun tüm kesimlerine hitap eder. Dünyanın her bölgesinde kendisine özgü bir yapıyla ortaya çıkar. Hatta, restoran endüstrisinin kuruluşunun sebebi olmuştur. Çorba deyip geçmeyin;

Türkiyede .çorba,balkanlarda chorba oluverir.romenler ciorba diyorlar.iran ve arap ülkelerinde shorba,Afganistan ve pakistanda shorva deniliyor. Dilimizde farsça'dan geçmiştir shorba,,çorba oluvermiştir.shor(tuzlu)ve bu(suyla pişirilmiş) anlamındaki iki sözcüğün birleşmesinden doğmuştur bu kelime.bizim çorbalar oldukça sulu olsa gerek ,biz çorbaları içeriz.batıda ise çorbayı yerler. Çorbalarımızın en kıdemlileri düğün,tarhana,bulgur,pirinç,nohut,mercimek,işkembe ve kelle-paça çorbaları.hepsi de binlerce yıldır coğrafyada tüketilmektedir. Tabii çorba deyince fakirleri doyurmak için tesis edilmiş olan imarethaneleri unutmayalım.Osmanlı imparatorluğu süresince pek çok imarethanede fakirlere toplu yemek verilirdi.imarethanelerde her öğün pirinçli çorba pişirilmesi geleneği vardı. Ayrıca, tekke kültürünün yaygın olduğu dönemde,tekkelerde sürekli olarak çorba kaynar vaziyette ocakta dururmuş.tekkeyi ziyarete gelenlere çorba ikram edilir,tekkede bulunanlara da öğünlerde çorba verilirmiş.işte bizdeki' tekkeyi bekleyen çorbayı içer 'deyimi buradan geliyor olmalı.

Ezo gelin çorbası da yakın tarihimize ait bir buluş.onun için bu çorbanın hazin öyküsünü size aktaracağım; 1909 yılında güneydoğu'da barak yaylasının dokuzyol köyünde doğan bir kız büyüyüp geliştikçe güzelliğiyle nam salar yaylanın diğer köylerine.al yanakları ve simsiyah uzun saçları olan bu güzel kızın adı ezo'dur. Ezo,köyün yakışıklısıyla yaptığı birinci evliliğinde mutsuz olur,ayrılırlar.ezo ikinci evliliğini,sınırın öte tarafında,suriye'de evi olan bir adamla yapar ve oraya göçer,orada da mutlu olamaz,çünkü kayınvalidesi pek zalimdir.ancak,kocasının ailesi ezo gelini memleketine dönmesi için bırakmaz.tutsak hayatı yaşar. Ezo,suriye'nin o köyünde,işte,meşhur çorbayı,mutsuz,kederli ve ümitsiz bir gününde suriye'nin o köyündeki evinde yapar. Çorba çok meşhur,çorbanın adı da 'ezo gelin olur.ezo gelin 1952'de o köyde tüberkülozdan ölür.çorbası ise hala sofralarımızda yaşamakta

OSMANLI'DA ÇORBA

Çorbacı derler bazılarına halk arasında.osmanlı boyunca,taşrada,yörenin ileri gelen hıristiyanlar'ına çorbacı denilirdi.yeniçeriler'in,orta adı verilen birliklerinin komutanlarına da çorbacı denilirdi.tayfalar da,gemi sahibine yine çorbacı derlerdi.bugün de halk dilinde çorbacı amir ve patronlar için çalışanların kullandığı bir kelimedir. Siz,şimdi gelin de Osmanlı sadrazamları için 'yeniçeriler çorbayı içti' haberinin önemini düşünün.bu haberi getirene de sadrazamın verdiği kese altın bahşişi bir düşünün.o haberi siz vermek istemez miydiniz? Ama bunun bir de'içmediler' demesi var! Padişaha olumsuz bir haber vermenin,harihimizdeki örneği şöyle: Girit adası kuşatma altındadır ve Osmanlı donanması zorlanmaktadır. Padişaha gelen haberler hep kötüdür.padişah girit'in düşeceği haberini işitmek istemez ve bu haberi kim getirirse boynunu vurduracağını söyler.bir iki gün sonra lala gelir ve üstünde haber kağıdı olan tepsiyi padişahın önünde koyup başını eğer ve ekmeğin üstüne tirit' der.padişah,lalaya döner ve' desene gitti Girit!' der. Çorba,yeniçeri ocağının en önemli yemeğiydi. Hatta tek yemeğiydi demek abartılı olmaz. Çorba yeniçerinin hem kahvaltısı(kuşluk)hem de akşam yemeğinin(zevale)iki kabından biriydi.Büyük kazanlarda pişirilir ve kepçeyle yeniçerilere öğün vakti geldiğinde dağıtılırdı. İşte bu çorba kazanı,yeniçeri ocağı'nı temsil eden kazan-ı-şerif vardı.Ocağın kuruluş zamanında kalma bu eski kazan,ocağın uğuru sayılırdı.

Yeniçeri isyanlarda ise kazanlar kaynamazdı,kazanlar ters çevrilp halk tarafından görülebilecek bir yere koyulurdu.yani,yeniçeriler 'kazan kaldırmış' olurdu.Kazan kaldırmak,(yani otoriteye karşı gelip baş kaldırmak) deyimi işte buradan gelir. Ancak,Osmanlı zamanında çorba,büyükçe bir çanak içinde sofraya getirilip ortaya koyulurmuş.sonrada herkesin önüne birer kaşık yerleştirilirmiş.Kaşığınızı,ortada herkesin kaşığını daldırarak içeceği çorba kasesine daldırıp çıkarıp çorbayı içmek için sizin özgürlüğünüz yok,gelenekler size yolu tarif ediyor.

PEYGAMBERİMİZ'İN EN SEVDİĞİ YEMEK

Peki,Hazreti Muhammed (S.A.V) en çok hangi yemeği severmiş? Armağan Kırım araştırmış ve bulmuş ortaya çıkmış.Peygamberimiz 'tarid' adlı çorbaya bayılırmış.Bu çorba,bizim tirid yemeğimize çok benziyor adları da bu kadar benzediğine göre mutlaka bir etkileşim olmalı.

KISACA ÇORBA...

İnsanlık tarihinde çeşitli felaketlerde ilk yara sarıcı olarak görev alır çorba.bu çorbalar genellikle 'sade suya tirit' de olsa yine de kurtarıcıdır felaketin izlerinin yıkıntıya çevirdiği insanlar için.yalnızca açlık giderici olmaktan çıkar çorba.insanlardan insana zor günlerinde uzanan bir sıcak çorbadan ziyade o tası uzatan,tutan şefkatli insan eli önemlidir.zor günlerde sosyal dayanışmanın insanlığı,sıcaklığı bir tas çorbada simgeleşir adeta. Felaketzede felaketin sona erdiğini bir tas sıcak çorbayı karıştırırken daha da fark eder ve sağ kaldığına şükreder Bizde,her felakette kızılay'ın çadırları biraz gecikse de portatif mutfakları,çorba servisini sektirmez felaketzedelere Hemen her kültürün sofra geleneğinde çorbaların çok özel ve anlamlı bir yeri vardır.ama sofralarda bu kadar önemli yer işgal etmesine karşın yemeklerin en alçak gönüllüsüdür çorba. Evde kalan az ondan,az şundan gıda malzemelerinin suyla çoğaltılmasıyla sosyal bir işlev sahibidir aynı zamanda çorba.Fakir ailelerde mutfağın bereket sembolüdür adeta. Eskiden ramazan'da,oruç genellikle işkembe çorbasıyla açılırmış.bu nedenle işkembecilerin önünde iftar saatlerinden çok önce uzayan kuyruklar oluşurmuş.işkembe çorbası,şimdi daha ziyade içkili bir akşam yemeğinden sonra,içkinin vücuttan attığı suyu,vücudun tekrar kazanması için gecenin geç saatlerinde içiliyor İşkembe çorbası içki sonrası mahmurluğu atmak için yalnızca bizde içilmiyor ,başka ülkelerde de var bu adet Bizden önceki nesile kadar sabahları kahvaltı niyetine çorba içmek adeti vardı.Şimdi,bazı esnaf lokantalarında bu gelenek Az da olsa yaşamakta. Bazıları sabahları çorba içme adetini köylü kültürünün bir uzantısı olarak görürler.yani köyde kahvaltıda çorba,kentte kahvaltıda çay.köylü sabahın erken saatinde tarlaya,bağa gitmeden önce içini ısıtacak bir yiyecekle güne başlamak ister.ayrıca,gece boyunca vücut su kaybetmiştir,onu yerine koymak gerekir.yumulur sıcacık çorbaya… kaşıkla babam kaşıkla Temel yemek odasının üzerindeki çatının aktığını fark edince hemen bir çatı ustası .ağırmış.usta gelip şöyle bakmış:'çatınızın aktığını ne zaman fark ettiniz?' diye sormuş. 'dün gece' demiş temel.'çorbamı içmem iki saat sürünce şüpelendim!…' Çorbanın sağlığa yararını da unutmamak gerekir.Çorba şifa kaynağıdır.yalnızca hastalar için şifa değil,koruyucu hekimlikte de çorbanın önemli yeri vardır.önce içerdiği su (hem de tuzlu) ile vücudun su kaybına çare olur.kaybolan suyun yerine vücudun su/tuz dengesini de gözetecek uygun oranlarda sular vücudu.vücut canlanır onunlada kalmaz,özellikle baklagillerin birini içeriyorsa,vücudun kan şekerinin yavaş yavaş yükselmesini sağlar. İşte,yemeğin ilk kabının çorba olmasının en büyük yararı buradadır.kan şekerinin hızla yükselmesini önleyecektir bir tas çorba.hele içinde biraz da sebze varsa çorbanın,dengeli beslendiniz gitti… artık çorbayı bitirip masadan kalkabilirsiniz.

ÇORBA NEDİR?

  • Kış günlerinin sımsıcak yiyeceğidir.
  • Anne sütünden sonra hayatın ilk besin kaynağıdır.
  • Diyetlerin vazgeçilmezidir.
  • Yaz günlerinin en hafif içeceğidir.
  • Hastalığın düşmanı yaşlılığın en yakın dostudur.
  • Kalp ve mide dostudur.
  • Felaket ve doğal afetlerde yara sarıcıdır.
  • Ekonomik ve pratik olandır.
  • Şifa kaynağıdır.
  • Kana kuvvet göze ferdir.
  • ve en önemlisi... BATNA CİLADIR ÇORBA!
Kaburga Dolmamızı
denediniz mi ?
REZERVASYON
ÇORBACI :0(362) 457 58 43
ÇORBACI RESTAURANT
Körfez Mahallesi Atatürk Bulvarı
No:83/A Kurupelit/Atakum/SAMSUN
Telefon: 0 (362) 457 58 43
Faks: 0 (362) 457 79 69